Dijital İkiz Teknolojisi

Dijital İkiz, en yalın haliyle bir sürecin, ürünün ya da servisin sanal bir modeli olarak tanımlanabilir. Sanal ve fiziksel dünyaların birleştirilmesini sağlayan Dijital İkiz teknolojisi sayesinde bir fabrikanın, ürünün ya da üretim hattının sanal ortamda oluşturulması zaman ve maliyet tasarrufu sağlarken riskleri de kayda değer oranda azaltıyor.   

NASA’nın eşleme teknolojisi sonucunda ortaya çıkan Dijital İkiz teknolojisi ilk olarak 2002’de Dr. Michael Grieves tarafından ifade edildi. Ürün Yaşam Döngüsü Yönetimi isimli kitabın yazarı Grieves, dijital ikiz modelli bir yapı kurmak için gerekli üç temel unsuru şöyle sıralıyor:

1. Ürünün gerçek ortamdaki hali  

2. Sanal ortamdaki hali  

3. Bu iki hali birbirine bağlayan veriler

Burada, aradaki bağlantı sensörler aracılığıyla sağlanıyor. Dijital ikizi yaratılacak şey bir ürünse, ürüne bağlanan sensörler, gerçek üründeki verileri toplayarak dijital ikizine gönderiyor. Bu aşamada simülasyon, tahminleme ve yapay zeka yöntemleri kullanılıyor. Fiziksel ürünle sürekli iletişim halinde olan dijital ikiz, verileri işleyip farklı senaryolarda sonuçları sunarken aynı zamanda fiziksel ortamdan gelebilecek herhangi bir gerçek veriyi de dikkate alıyor ve yeni gelen anlık bilgilere göre durumunu güncelliyor.  Bu sayede sağlanan etkileşimle ürünün performansında kayda değer iyileştirmeler yapılabiliyor.

Öte yandan Dijital İkiz teknolojisi fabrikalarda da çok önemli avantajlar yaratıyor. Tüm dünyada ve Türkiye’de elektrifikasyon, otomasyon ve dijitalizasyon konularında çalışmalar yürüten ve dijital dönüşümün rehberi olmayı hedefleyen Siemens de geliştirdiği Dijital İkiz teknolojisi ve Dijital Fabrika kavramı ile önemli projelere imza atıyor. Bir fabrika kurulmadan önce, tüm bileşenlerinin bilgisayar ortamına uygun yazılımlarla tasarlanarak fabrikanın çalıştırılması ve sonuçlarının değerlendirilmesi olarak tanımlayabileceğimiz Dijital Fabrika sayesinde, fabrikanın kendisi ortada yokken fabrikanın nasıl çalıştığı öğreniliyor ve en iyi çalışma sisteminin kurulması için gerekli önlemler alınabiliyor. Gerçek dünyanın sanal ortama taşındığı Dijital İkiz teknolojisiyle fiziksel üretimin birebir kopyası dijital ortamda yaratılıyor ve simülasyonlar gerçekleştiriliyor. Bu sayede maliyetler düşüyor, kalite yükseliyor ve hız kazanılıyor.

Bu noktada uygulanan birkaç örnek konunun daha iyi anlaşılmasını sağlayabilir: Maserati, üretim kapasitesini artırmayı ve “kişiye özel” üretim imajını korumayı hedefliyordu. Bu noktada Siemens’in Dijital İkiz teknolojisi devreye girdi ve Maserati’nin Ghibli fabrikası Siemens teknolojileriyle donatıldı. Proje sonunda yeni ürün geliştirme süresi yüzde 30 kısalırken ürünlerin pazara çıkış süresi 30 aydan 16 aya düştü ve üretilen otomobil sayısı 3 kat arttı.

Adidas’ın SpeedFactory’si de Siemens Dijital İkiz teknolojisinin kullanıldığı fabrikalardan. Speedfactory’nin dijital ikizi, üretim öncesinde sürecin tamamının simüle edilmesini, test edilmesini ve optimize edilmesini sağladı. Böylece Adidas’ın fabrikası kişiselleştirilebilir, hızlı ve şeffaf üretim yapacak hale getirildi.

Karmaşık ve pahalı endüstriyel ve iş ekipmanları, hizmetler veya süreçlerde durma sürelerini azaltmak, genel bakım maliyetlerini düşürmek ve kullanımı iyileştirmek son derece kritik ve değerli hale gelecek.Fiziksel ve dijital dünya arasında köprü kuran Dijital İkiz kavramının, önümüzdeki beş yıl ve sonrasında giderek daha geniş ve derin bir etki yaratarak öne çıkması bekleniyor. Gartner Bağımsız Araştırma Şirketi’nin öngörülerine göre 2021 yılına gelindiğinde, büyük sanayi şirketlerinin yarısı Dijital İkiz teknolojisi kullanıyor olacak.

Dr. Jan Mrosik Sanayide Dijitalleşme ve Dijital İşletmeleri Anlatıyor